Şu geçen sürede anladım ki, blog yazarı olmak epey bir mesai gerektiriyormuş. Ve ben bu konuda kovulmayı hak eden, başarısız bir çalışanım. Buna rağmen, belli bir okur kitlesi edinmiş olmak da güzel. Posta kutuma yolladıkları “Niye yeni yazı yok?” türünden sorularla beni sabırla yazmaya teşvik eden sevgili okurlar, sabrınız için teşekkürler. Aslı geri döndü! Feraye’yi ise bilemeyeceğim!
Yaz geldi; okullar kapandı. Bu aralar yeğenim Zeynep’le bol bol vakit geçirme şansım oluyor. Sabah kahvaltılarım renklendi. Her ne kadar ara ara somurtuk bir yüze sahip “başka birine” de katlanmak zorunda kalsam da, Zeynep’li bir yaşam güzel oluyor.
Anlaşılacağı gibi, evimi artık yeni ev arkadaşlarımla paylaşıyorum. Zor bir süreç geçti. Evin altı üstüne geldi. Çalışma odama neyse ki şimdilik dokunmadım. Çünkü evdeki küçük tuvaletin epey eşya aldığını keşfettim. Koliler, bavullar, kutular, bazı eşyalar oraya nasıl olduysa oldu, sığdı. Bir takım eşyalar Cicannem’e gitti. (Bu arada Cicannem’den başka bir yazıda uzun uzun bahsetmeliyim. Kendisi hayatımdaki en rengarenk insanlardan biridir.) Misafir odası boyandı; Feraye ve Zeynep için yeni bir odaya dönüştü. Bunlar ilk etapta yapılanlar… Bakalım ileride neler olacak? Sıkı bir tadilatla eve yepyeni bir biçim kazandırmayı geçiriyorum aklımdan. Eh, dekoratörlük kanımda var.
***
Hayatımda başka değişiklikler de var. Serkan’ın iznini aldım; artık ondan S. diye söz etmem gerekmiyor. Çünkü aradan geçen zamanda yaşamımda ismi konmamış bir “S.” olmanın ötesine geçti.
Serkan sayesinde çocukluğumun en keyif verici nesnesine tekrar kavuştum: Bisiklet. En son ne zaman bisiklete bindiğimi hatırlamıyorum. Serkan’sa yıllardır bisikletiyle gezen bir tip. Onun sayesinde cesaretimi topladım ve geçen ay bana bir bisiklet aldık. Öyle ahım şahım bir şey değil. Yine de mutlu olmak için yeterli… (Şimdi “ismi lazım değil” biri beni yine sevgi pıtırcığı olarak nitelendirebilir. Bana ne! Zaten ne zaman bisikletle çıkmaya kalksam eleştirecek bir şey buluyor.)
Bisiklet demişken, geçenlerden bir arkadaştan “Critical Mass” diye bir etkinlğin duyurusu geldi. Serkan da gitmeyi çok istiyordu; ama o gün gitmem gereken çok önemli bir yer olduğu için katılamadım. Şimdi dört gözle bir sonraki Critical Mass etkinliğini bekliyorum.
Aslı